MARMARİS MANŞET

ADD MUAMMER AKSOY’U ANDI

ADD MUAMMER AKSOY’U ANDI

Küresel güçlerin beslediği yerli işbirlikçilerinin Türk devletini Atatürk’ten ve onun ilerici yolundan uzaklaştırma çabalarının başladığı günlerde 50 hukukçu ve bilim insanı ile birlikte Atatürkçü Düşünce Derneğini kuran kurucu genel başkanımız Prof.Dr. MuammerAKSOY’UN bizce faili belli bir cinayetle aramızdan koparılmasının üzerinden 31 yıl geçti.

Onu katleden, tetiği çeken taşeron katilleri hala bulunamamış olsa da, Muammer Aksoy ve diğer aydınlarımızı katledilmesine emir verenler bizce bellidir.

Muammer Aksoy’un, Bahriye Üçok’un, Ahmet Taner Kışlalının, Uğur Mumcu’nun katline azmettirenler Atatürk’ün çizdiği yoldan yürüyen, tam bağımsız Türkiye ışığını taşıyan aydınlarımızdan korkan, bugünün BOP, o günün yeşil kuşakçı küresel güçleridir.

Çünkü Sevr mimarlarının büyük sömürü projelerinin önündeki en büyük engel ‘’Bağımsızlık benim karakterimdir” diyen Atatürk’ün tam bağımsızlıkçı, ilerici ve aydınlık yolunun takipçileridir, yani Atatürkçülerdir.

Muammer Aksoy’da ödünsüz bir Atatürkçüdür. Atatürkçü Düşünce Derneğinin kuruluş amacını şu şekilde kaleme almıştı; “ Atatürk ilkelerini her alanda ilerlemeye açık ve sürekli geliştirici nitelikteki düşünce sistemini, Devrimin bugünkü sonuçlarını ve yarınlara uzantılarını, Atatürk’ün düşüncelerini, davranışlarını, savaşımlarını ve yapıtlarını inceleme, araştırma konusu yapmak, bunlara karşı girişim, adım ve akımlarla yasalar çerçevesinde düşün savaşımı vermektir.”

Bu nedenledir ki;

Muammer Aksoy ve diğer kurucularımız Atatürk’ün tam bağımsızlıkçı ve ilerici birikimini gelecek kuşaklara aktarabilecek, her türlü sömürü ve gericiliğin karşısında, kurumsallaşmış, ülkemizin en demokratik kitle kuruluşu olan derneğimizi kurarak emperyal güçlerin projelerinin önündeki en dirençli engeller olarak görülmüş ve bunun bedelini hayatları ile ödemişleridir.

Muammer Aksoy’un 73 yıllık yaşamı, tam bağımsızlık ve kamuculuk mücadeleleri ile doludur.

Hukukçu ve siyaset insanı kimliği ile Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş bir anayasaya sahip olabilmesi ve yeniden bir hukuk devleti kimliğine kavuşabilmesi doğrultusunda verdiği mücadele, bugünlere ders niteliğindedir.

“Yurdumuzun yeraltı ve yerüstü zenginliklerinden, Türkiye halkının yararlanmasını benimseyen ve kabul ettiren, devletçilik” anlayışı ile ekonomik bağımsızlığın gereklerini her fırsatta vurgulamıştır. Bu doğrultuda, 1954 yılında Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı’nın petrol çıkartma yetkisini durduran ve yabancı petrol şirketlerine izin veren petrol kanununa karşı “milli petrol davasını” başlatmış bir kamucuydu.

Muammer Aksoy Üniversitelerin özerkliği mücadelesinde 1957 yılında üniversite yasasında yapılan değişikliklerin üniversitelerin özerkliğine zarar verdiği gerekçesiyle üniversiteden ayrılan gerçek bir bilim insanı ve erdem sahibi bir aydındı.

Muammer Aksoy, bilimsel makaleleriyle de Türk ulusuna yön göstermeye çalışmış bir düşün insanı aynı zamanda Türkiye Öğretmenler Sendikasının ülke genelinde örgütlenmesine verdiği katkılar ile emekçi dostu ve örgütçü bir insandı.

’’Unutmamak lazımdır ki hürriyetler bedava elde edilemezler.”diyen Atatürkçü düşüncenin ödün vermez savunucusu 73 yaşındaki Prof. Dr. Muammer Aksoy 31 Ocak 1990 tarihin de saat 19.05’de evine girerken tüm bu tam bağımsızlıkçı ve ilerici mücadeleleri nedeni ile katledildi.

Cenaze merasiminde Uğur Mumcu, kortejin en önünde iki kolu ile sımsıkı kavradığı fotoğrafı ile Muammer Aksoy’u uğurlarken köşesinde şöyle yazıyordu;

“Kalpaksız Kuvvayi Milliyeciler’in son temsilcilerinden biriydi.

İnançlı, dirençli, kararlı ve mangal gibi yürekli…

12 Eylül öncesinde terör çetelerinin kol gezdiği Bahçelievler sokaklarında o ak saçlı dimdik başı ile korkusuzca yürüdü. Hiç korkmadı; korkunun üstüne üstüne yürüdü.

Korkaklığın, yılgınlığın ve dönekliğin moda olduğu günümüz Türkiye’sinde Aksoy adı bir kişilik anıtı gibiydi.

Bugün Aksoy’u gözyaşlarımızla toprağa veriyoruz.

Bu, Aksoy’a karşı son görevimiz mi? Hayır, hayır, hayır.

Son görevimiz hiç bitmeyecek.

Çünkü görev, demokrasiyi, özgürlükleri, Atatürk’ü ve laikliği savunmaktır.’’

Demokratik Laik Cumhuriyeti ve Sosyal Hukuk Devletini savunduğu için, cumhuriyete yönelen tehdit ve saldırlar karşısında bizleri aydınlatmaya, uyarmaya ve uyandırmaya çalıştığı için öldürülen tüm cumhuriyet devrimi şehitlerimizin tam bağımsızlık mücadelesinin onurlu sancağını bugün bizler taşıyoruz. Yılmayacağız, Karalıyız, bir adım geri atmayacağız.

Muammer Aksoy ve Tüm cumhuriyet devrimi şehitlerimizin manevi varlıkları önünde eğiliyor, saygı ve özlemle anıyoruz…

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
error: Content is protected !!