MARMARİS MANŞET

BİR FIKRA


Bir zamanlar ırkların mantıklarını anlamak için dünyanın en meşhur Profesörlerinden bir heyet kurulmuş. Bu heyetin görevi insanlara bazı sınavlar vererek mantıklarını test ederek anlamalarıdır.

Heyet şehirden uzak bir yere çok derin ve dibi görünmeyen bir kuyu kazdırır. Her milletten insanları toplarlar ve önce Fransız, Alman ve Türk olarak 3 kişi seçerler. Profesörler heyeti birini de oraya tayin edip bu kişilerle konuşma ve ikna etme görevi verir.

Heyetin tayin ettiği kişi önce Fransızı çağırır ve kendini bu kuyunun içine hemen atmasını söyler. Fransız güler ve “sen beni enayimi sandın” der.
Bu sefer temsilci ailesine 100.000 Euro vereceğini söyleyerek pazarlığa başlar. Sonunda 1 Milyon Euro’ya anlaşırlar ve Fransız kuyuya atlar.
Arkadan Alman gelir. 5 Milyon Euro’ya anlaşamazlar. Uzun süre sonra 10 Milyon Euro ve bir büyük Villaya anlaşırlar ve Alman kendini kuyuya atar.
Sıra Türke gelmiştir. Türk gelir ve bütün teklifleri reddeder. 100 Milyon Euro, bir Villa ve büyük bir Yat teklif ederler Türk kabul etmez. Saatler geçer hertürlü teklifi kabul etmez ve Türk kuyuya atlamaz…

Bunun üzerine heyetin tayin ettiği ve ikna etmesi beklenilen şahıs Profesörler kuruluna gider ve “başaramadık ne teklif etti isem bu Türk atlamıyor” der.
Profesörlerden biri “dur bir de ben konuşayım” der ve kuyunun başına gelir.

Türke bakarak “ bu kim burada, bu kuyunun yanında ne işi var, size kaç defa demedim mi bu kuyuya atlamak kesinlikle yasak ve ağır cezası var”…diyerek bağırır…

Bunu dikkatle dinleyen Türk “ulan bana mı yasak” der ve kuyuya atlar.

Not: Bu fıkra 1970’li yıllarda Almanyanın en çok satan haftalık mecmualarının birinde Almanca yayınlanmıştı.

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
error: Content is protected !!