MARMARİS MANŞET

BİZİM GÜNAHIMIZ NE?

BİZİM GÜNAHIMIZ NE?
1.417 views
22 Kasım 2019 - 9:38

Çevre ve Şehircilik Bakanlığının ‘İmar Barışı’ kapsamı dışında kalan Marmaris’in Bozburun, Selimiye, Söğüt ve diğer mahallelerdeki 70 binanın maliklerine söz konusu yapıların yıkımları ile ilgili tebliğ edilerek bu yerlerin 7 gün içinde boşaltılması istendi.

Ev ve işyerleri yıkımla karşı karşıya kalan vatandaşlar 1993 yılından bugüne kadar imar yasasının çıkmasını beklediğini ve o günden bu güne kadar hiçbir kurum tarafından çözüm getirilmediğini ifade ederek, “ 1993 yılından bu zaman kadar yapılan kaçak yapılar hükümetin İmar Barışı yasası çıkarması ile affa uğramış ve bu evlere, binalara yapı kayıt belgesi verilmiştir. İmar uygulamasını bekleyen, yasalara uyan halkımız bu bekleyişin sonunun olmadığını görmesi ile İmar Barışından yararlanmak ümidiyle 2018 yılından sonra kendi arazilerine söz konusu yapıları yapmışlardır. Burada halkımızın bizlerin günahı nedir? Bozburun, Selimiye veya Söğüt’te doğmuş olmaları mı günah? Ve suç nedir? 10 yıllarca çalışıp  biriktirdiğimiz kazançlarımızın büyük bir demir kepçe ile 5 dakikada harap olmasını istemiyoruz. Biz yöre halkı olarak yapı kayıt belgesi iptal edilen yapılarımızın, evlerimizin son bir kez imar affına tabi tutulmasını yada mevcut yapıların korunması ile imar uygulamasının faaliyete geçirilmesini talep ediyoruz.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın 1 Ocak 2018’den sonra yapılan  ve bu güne kadar İmar Barışı kapsamı dışında kalan kaçak yapılara yönelik başlattığı yıkım kararı Marmaris’te tepkilere neden oldu. İçmeler Mahallesi’nde bir araya gelen vatandaşlar kendilerine bir hafta önce, 2018 yılından sonra yapıldığı iddia olunan yaklaşık 70 binanın malikine Marmaris Belediyesi tarafından söz konusu inşatların yıkımları ile ilgili, “binayı 7 gün içinde eşya ve nüfusla birlikte boşaltın. Aksi takdirde Çevre ve  Şehircilik Bakanlığı’nın yazısına istinaden Marmaris Belediyesi tarafından yıkılacaktır” şeklinde yazı tebliğ edildiğini belirttiler.

 Bölgede yaşayan vatandaşlar adına açıklamada bulunan Söğüt köyünden Ünal Geniş, yaklaşık bundan 10 gün önce, Bozburun-Söğüt, ve diğer civar mahallelerde 2018 yılından sonra yapıldığı iddia olunan yaklaşık 70 binanın malikine söz konusu inşaatların yıkımları ile ilgili Marmaris Belediyesi tarafından mülk sahiplerine tebliğ edildiğini ifade ederek, bölgede yaşayan halkın birden neye uğradığını şaşırarak evi nasıl boşaltır da yıkarız seklinde endişeye kapıldığını söyledi.

Ünal Geniş, “ Halkımız tarafından yıkım emrini gönderen Marmaris Belediyesi ile farklı zaman dilimleri içinde bu yörenin imar durumu ile ilgili çatışmalar yapılması konusunda talepte bulunulmuş iseler de belediyenin bütçesi olmadığı gerekçesiyle ve de bu yöre de yoğun olarak yapılmış olan kaçak yapılaşma nedeniyle imar çalışmasının yapılamayacağından bahsedilmiştir. Kısaca örnek vermek istersek Bozburun Mahallesi 1991 yılında belediye tüzel kişiliğine  geçerek köy tüzel kişiliği vasfını yitirdi. Bozburun beldesi ile birlikte belde olan Turunç Belediyesine ve Bozburun Belediyesine eş zamanlı İmar uygulaması çalışması  yapıldı.

1993’DEN BUYA KAÇAK YAPILAŞMA DEVAM ETTİ

 Şöyle’ ki Turunç Belediyesinde İmar uygulaması başarı ile uygulanarak bugün itibaren ile Turunç Mahallesinde bulunan binaların yüzde 95 ruhsatlı. Ancak aynı anda belediye tüzel kişiliğine giren Bozburun Mahallesinde imar uygulamasının 1. ve 2. etabı uygulanamadığı için 1993 yılından beri kaçak yapılaşma süreci süreklilik kazanarak neredeyse imar uygulaması uygulanamaz hale geldi. Bu durum Selimiye ve Söğüt mahallelerinde de geçerli. Hal böyle olunca halkımıza ait tapulu arazinin sağı otel solu otel olunca tarım ve besicilik yapılamayacağı için ya çocuklarına ev yada işletme tarzında binalar yapıldı.

CEMİL ŞENER’İN ÇABALARI YETERLİ OLMADI

Bu süreçte Bozburun Belediyesi son dönem belediye başkanı Cemil Şener çabaları ile zamanında 3. Etap imar uygulaması hayata geçirildi. Şöyle ki bu uygulama halkımızın, Bozburun’un sorununu çözmeye yeterli olmadı. 3. Etap İmar planı denizden yaklaşık 1 kilometre uzaklıkta ama turizm  cenneti olan bu yörenin denize yakın olan arazilerine otel yapmaya işletme yapmaya ihtiyaç duyuldu çünkü bu yörenin tek geçim kaynağı turizm. Yazları kurak geçtiği için tarım yapılamamış ve doğal olarak hayvancılıkta yapılamamaktadır. Yöre halkı geçimini sağlamak için tek çareyi turizmde aramıştır. Hal böyle iken eski belediye idarecileri halkı oyalayarak imar uygulamasını tamamen faaliyete geçirmemiş ve halkımızı mağdur etmiştir.

HİÇ BİR KURUM ÇÖZÜM GETİRMEDİ

2014 yılında Muğla ilimizin Büyükşehir vasfına geçmesi ile Bozburun ve diğer köyler Mahalle vasfını taşımıştır.

Yine hala imar uygulaması yapılmamış halkımızın ve yörenin sorununa hiçbir kurum tarafından çözüm getirilememiştir. Bu zamana kadar yapılan kaçak yapılar hükümetin İmar Barışı yasası çıkarması ile affa uğramış ve bu evlere, binalara yapı kayıt belgesi verilmiştir. İmar uygulamasını bekleyen, yasalara uyan halkımız bu bekleyişin sonunun olmadığını görmesi ile İmar Barışından yararlanmak ümidiyle 2018 yılından sonra kendi arazilerine söz konusu yapıları  yapmışlardır. Hal böyle olunca Çevre ve Şehircilik  Müdürlüğü tarafından usulüne  uygun olmayan yapı kayıt belgeleri iptal edilerek yıkım işlemi konusunda Marmaris Belediyesinden talimat yazılmıştır. İmar uygulamasını bekleyen yöre halkımız mağdur olmuş ve yıkımla karşı karşıya bırakılmıştır. Hangi kuruma gidildi ise bütün kapılar yüzlerine kapanmıştır. İdare mahkemelerine başvuru yapsak ta bu başvurularımız olumsuz veya uzun soluklu olmamaktadır.

Burada halkımızın bizlerin günahı nedir? Bozburun, Selimiye veya Söğüt’te doğmuş olmaları mı günah? Ve suç nedir? 10 yıllarca çalışıp  biriktirdiğimiz kazançlarımızın büyük bir demir kepçe ile 5 dakikada harap olmasını istemiyoruz. Biz yöre halkı olarak yapı kayıt belgesi iptal edilen yapılarımızın, evlerimizin son bir kez imar affına tabi tutulmasını yada mevcut yapıların korunması ile imar uygulamasının faaliyete geçirilmesini talep ediyoruz. Halkımız mağdur, iş kuracak olanlar ve evlenecek olanlar var üstüne üstelik kredi borcu olan birçok vatandaşımız var. Şayet evleri yıkılırsa ocakları yıkılacak bir çok vatandaşımız var.