MARMARİS MANŞET

DOMUZ GRİBİ GERİ Mİ GELİYOR?

DOMUZ GRİBİ GERİ Mİ GELİYOR?

Türkiye’yi de korkutan ve kıtalara yayıldığı için pandemik bir salgın olarak kabul edilen 2009 yılındaki domuz gribi virüsünün kış ayları ile birlikte yeniden görülmeye başlandığı açıklandı.

En çok sonbahar ve kış mevsiminde olmakla birlikte bütün yıl boyunca görülmektedir. Pek çok ülkede domuzlara, rutin olarak uygulanan bir aşı bulunmaktadır. Domuz influenza virüsleri normalde türe özgü olup yalnızca domuzlara bulaşabilmekle birlikte bazen insandaki bariyerleri aşarak bulaşabilmekte ve insanlarda da hastalık oluşturabilmektedir. Bu durum, daha çok domuz bünyesinde, insan grip virüsu ve domuz grip virüsu gibi farklı türden virüslerin aynı anda enfeksiyon yapması sonucu iki tür arasında genetik materyal alışverişi sonucunda meydana gelen yeni ve melez virüslerle olmaktadır. Domuz gribi A(H1N1) virüsü bulaşıcıdır ve insandan insana geçmektedir. Domuz gribi, mevsimsel grip gibi belirtiler gösteriyor. O nedenle grip belirtilerini hafife almamanız gerektiğini belirten uzmanlar, özellikle hastanın ateşi 3-4 gün içinde düşmüyorsa muhakkak doktora gidilmesi gerektiğini söylüyor.

Domuz gribi, yediden yetmişe her yaştan insanı etkileyebilen, tehlikeli olabilen bulaşıcı bir hastalıktır. H1N1 virüsü olarak da bilinen Pandemik Influenza A adlı virüsten kaynaklı olarak gelişen bu hastalık, daha önceden kuş gribi olarak bilinen grip ile insan gribinin bir karışımı olarak ortaya çıkmıştır. İlk kez Meksika’da 2009 yılında insanlarda teşhis edilen hastalığın hızlı bir şekilde dünyaya yayılarak bir salgın haline gelmesi ile Dünya Sağlık Örgütü tarafından pandemi alarmı verilmiştir. Temel olarak mevsimsel grip ile arasında pek bir fark olmayan bu hastalık, toplumda büyük bir kesimin daha önceden bu virüs ile karşılaşmamış ve bu hastalığa karşı bağışıklık kazanamamış olması nedeniyle mevsimsel gribe oranla daha ağır bir tablo şeklinde seyretmektedir.

DOMUZ GRİBİ TANISI NASIL KONULUR?

Domuz gribi tanısının bu konuda uzman olmayan kişiler tarafından koyulması pek mümkün değildir. Mevsimsel geçişlerde ortaya çıkan soğuk algınlığı ve gripten pek farkı olmaması, domuz gribi hastalığı tanısını zorlaştıran bir etmendir. Yorgunluk ve vücut kırgınlığı ile başlayan hastalık süreci normal grip gibi seyreder. Birçok hasta eğer düşürülmesi zor ateş sorunu yaşamıyorsa bir uzmana başvurma gereksinimi duymaz. Ancak her hastalık gibi gribin de her türlüsü ciddiye alınmalıdır. Hastalığın ilk evrelerinde, yani vücut kırgınlığının başlamasıyla beraber bir uzmana başvurulmalıdır. Hastalığın teşhisi PCR (Polymerase Chain Reaction) denilen yöntem ile konulsa da bunun her laboratuvarda uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle daha kolay bir yöntem olan, burun akıntısı veya geniz akıntısı sıvılarının alınarak test edilmesi yöntemi yaygın olarak kullanılır. Bu yöntemde hastalık belirtilerinin ortaya çıkmasından birkaç gün sonra, hastadan alınan mukoza tabakasında eğer H1N1 virüsü varsa, hastalık teşhisi domuz gribi olarak konulur. Yapılan testlerden sonra hastanın H1N1 virüsünün sebep olduğu domuz gribi hastalığına yakalandığı anlaşılırsa tedavide buna göre bir yol izlenir.

Domuz gribinden korunmanın en iyi yolu öncelikli olarak o hastalığa yakalanmaktan kaçınmaktır. Domuz gribinden kaçınmak için uygulanması gereken birçok yöntem vardır.

Domuz gribinden korunma noktasında özellikle okullar, kreşler, toplu taşıma araçları ve alışveriş merkezleri gibi kalabalık ortamlar virüslerin kolayca bulaşmasına neden oluyor. Bu nedenle domuz gribinden korunmak için şart değilse kalabalık ve kapalı ortamlardan kaçının. Bulunduğunuz ortamda pencereleri ara sıra açarak içeri temiz hava girmesini sağlayın. Domuz gribinden korunmak istiyorsanız virüsler havaya yayılan tükürük damlacıkları nedeniyle çok çabuk bulaştığından birbirinizi görünce hemen öpmeyin, uzaktan başınızla selam vermekle yetinin. Çok yakın mesafeden konuşmamaya özen gösterin. Hasta kişilerle de yakın temastan kaçının.

KALABALIKLARDAN KAÇIN

Her ne kadar hastalıktan kaçınmanın çeşitli yolları olsa da H1N1 virüsünün sürekli evrimleşmesi ve buna bağlı olarak sürekli genetiğinin değişmesi sebebiyle domuz gribi tedavisinin kesin bir çözümü yoktur. Mevsimsel gripte kullanılan ilaçların birçoğu, domuz gribi tedavisi için de kullanılmaktadır. Mevsimsel gripte ve diğer bütün hastalıklarda olduğu gibi domuz gribi tedavisi için kullanılacak domuz gribi ilaçları da mutlaka doktor kontrolünde alınmalıdır. Yanlış alınacak ilaçlar vücudun direncini düşürebileceğinden ciddi sorunlara yol açabilir.

Doktor kontrolünde alınacak ilaçlar dahi hastalığın ortadan kalkmasını sağlayamaz. Vücudun günlük rutini dışında ortaya çıkarttığı belirtileri her zaman dikkate alınız. Diğer tüm hastalıklarda olduğu gibi domuz gribinde de belirtiler, tedavinin erken başlaması için ipucu görevi görür. Bu nedenle kendinizde bu belirtilerin başladığını hissettiğiniz an çok gecikmeden bir uzmana görünmeyi ihmal etmeyin.

BUNLARA DİKKAT

Uzmanlar gripten korunmak için alınması gereken basit önlemleri şöyle sıralıyorlar:

Sabunla 20 saniyeden az olmamak üzere ellerin yıkanmalı.Kronik hastalar, 3 yaş altındaki çocuk ve 65 yaş üstü bireyler, salgın döneminde AVM, toplu ulaşım ve kalabalık ortamlardan uzak durmalılar. Dokunmatik ekranlar, ATM’ler, metro, otobüs tutacakları, yürüyen merdiven kolları, asansör düğmeleri en çok mikrop bulaşma riskli yerler olduğundan, bu yüzeylere dokunduktan sonra ellerin sabunlu su veya antibakteriyel sıvı ile temizlenmesi gerekiyor. Düzenli beslenme, düzenli uyku,Yakın temas, tokalaşmak ve öpüşmekten kaçınma,Solunum yolu enfeksiyonu olanların toplu yaşam alanlarında maske takmaları Hapşıranlardan 1,5 metre uzak durmak gerekiyor.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
error: Content is protected !!