PİR SULTAN

Küçüktüm, ilkokuldaydım. Herhalde ücüncü sınıftaydım.
Okumayı öğrendiğimden her gördüğümü okuyordum. Bir gün her nasılsa nüfus cüzdanım geçti elime. O zamanlar nüfus cüzdanı derlerdi, sayfaları vardı. Daha fazla deftere benziyordu. Merakla açıp incelemeye başladım. Önce adımı okudum, heyecanlandım. Sonra babamın adını okudum saşırdım. Ben babamın adı Ahmet sanıyordum, Ahmet Hamdi yazıyordu. Baba senin adın Ahmet değil mi? Diye sordum. "Hamdi benim ikinci ismim oglum." dedi Biraz hayal kırıklığına uğradım, biraz da içerledim neden benim ikinci ismim yok diye.
Kafamı karıştıran sadece o değildi. Sonra baba "Hanefi ne demek" diye sordum. "Sünni demek oğlum" dedi. Hic bir şey anlamadım. Sonra babam uzun uzun Sünni'nin ne olduğunu anlattı.
Yine hiç bir seý anlamadım. Daha fazla anlattı. Daha fazla anlamadım. Hiç de umursamadım, merak da etmedim.
Bu tutumum büyüyünce de devam etti. Her dinden her ırktan, her renkten arkadaşım oldu. Din aklıma bile gelmedi. Inançlı, Allah'ın yarattıklarına hayran olan, bir insandım. İlk eşim Hristiyandı. Babası çok büyük bir üniversitenin dekanıydı. Her pazar kilisede vaaz verir, bütün aile büyük bir zevkle anlattıklarıni dinlerdik.
Kilisede evlendim. Noel’in gelmesini dört gözle bekler, Noel süslemelerine, sarkılara ilahilere bayılırdım.
Budist tapınaklarını ziyaret ettim. Yunanistan'ın Meteore bölgesindeki Kalambaka kasabasının yakınında kayaların tepelerine inşa edilmiş Ortodoks kiliselerinin hepsine teker teker çıkıp kızım ve eşim için mum yaktım. Avrupa'da görmediğim katedral kalmadı. Çok sevdiğim Ermeni, Yahudi, Ataist , Hristiyan arkadaşlarım
oldu, hala var. Cuma namazlarına giderim. Ramazanda orucumu tutarım. Bütün din kitaplarını okudum. Evimde hepsi mevcut. Aynı zamanda Mesnevi başucu kitabımdır
Alevi canlarım hayranlık duyduğum, çok özel insanlardır.
Devrimci, sapına kadar Atatürkçü, yaratıcı, hassas, duygulu, dürüst, mütevazı, müziğe aşık insanlardır Aleviler. Örnek alınacak insanlardır. Dillerinden Allah, Muhammet Ali düşmez Onlarla birlikteyken öyle huzur duyarım ki.
Bu seneki Pir Sultan şenliklerine davet ettiler sağ olsunlar. Kitaplarımı imzaladım. Asure karıştırdım. Birbirinden güzel türküler dinledim. Semah ekibini seyrettim. Kız erkek o kadar duygulu, birbirlerine karşı o kadar saygılı, o kadar ahenk içindeydiler ki dayanamadım duygulandım ağladım. Utandım gözlüklerimi taktım.
Bütün kitaplarım satıldı.
Bu arada birbirinden güzel çocuklar Sivaslı ailelerin çocukları. Hiç çevremden ayrılmadılar Bir dahaki Pir Sultan Şenliklerin de buluşmak üzere söz verdik birbirimize.
Allah nasip ederse sözümü tutacağım. Daha şimdiden özledim kerataları. Bir yıl nasıl sabredeceğim bilmem.
Hayırlısı.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güven Karabenli - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet değil haberi geçen ajanstır.