Üzgünüm, çok üzgünüm

Eminim İzmir'de sabaha karşı " yazık soğukta kalmasın" diye acıyıp taksisine aldığı psikopat tarafından öldürülen taksi soförünün haberi hepinizi üzmüştür. Ama beni çok üzdü, başka türlü üzdü.

Ben Kanada Toronto'da üniversiteye giderken okul paramı kazanmak ve geçinmek için tam 4 yıl taksi kullandım. Akşama doğru okuldan çıkar taksi garaĵına gider, kitaplarımı bagaĵa koyar, sabaha kadar taksi kullanırdım. Müşteri beklerken derslerime çalışır, ev ödevlerimi yapar, taksiyi bıraktıktan sonra eve gider, çok az, uyur okula giderdim. Dersler sırasında gözlerimi açık  tutmak için büyük gayret sarfederdim. Tam 4 yıl.

Gece yarısından sonra taksiye her türlü insan binerdi. Taksiciliğimin ilk yılında acemi olduğumdan çok problem yaşadım. Sarhoşlar, fahişeler, uyşturucu satıcıları, ruh hastaları kimler binmedi ki taksime. Her el kaldıranın önünde durur alırdım.

İkinci sene akıllandım. Seçici olmaya başladım. Önce taksime binmek isteyenleri inceleyip, süzmeyi öğrendim. Bilhassa gece yarısından sonra arabama binen yalnız kişileri hep arka koltuğa değil yanıma, öne oturttum.

Bir gün sabaha karşı şehrin en kalabalık caddesi " Yonge Street" üzerinde trafik ışıklarında durdum. Birden iki kişi kapıyı açıp arabaya bindiler, arka koltuğa oturdular. O kadar ani oldu ki "hayır" diyemedim.  Çok iri yarı Toronto'da gördüğüm insanlara benzemeyen iki garip görünüşlü adam.

"Cherry street" dediler. Ontario Gölünün kenarı ıssız, ışıksız depoların ambarların olduğu bir liman sokağı. Yola koyuldum ama ensemdeki tüyler dimdik olmaya başladı. Limanın derinliklerine girdikçe ışıklar iyice azaldı. Kalbimin titrediğini hissediyor, her an bir saldırı bekliyordum. O kadar caresiz, o kadar zavallı hissediyordum ki kendimi.

Birden adamlardan biri " hah işte bizim gemi burada dur" dedi. Meğer adamlar gemiciymiş. Bir sevindim bir sevindim paramı ödemeseler, hatta bütün paramı isteseler arabanın anahtarını bile  vermeye hazırdım. Kekeleyerek " thank you" dedim. Bütün vücudum titriyordu. O vaziyette araba kullanamazdım güçlükle garaĵa döndüm, arabayı bıraktım.

Yaaa laylonlarım yaşadığım ölüm tehlikelerinden biriydi bu işte. O yüzden zavallı adamcağızın öldürülmesi beni başka türlü yaraladı. O maalesef benim kadar şanslı değilmiş. Allah ailesine sabır versin, yardım etsin.

Üzgünüm, çok üzgünüm...

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güven Karabenli - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet değil haberi geçen ajanstır.