“Biraz da edebiyat” mı desek?

Yılmaz Erdoğanın Ekşi Elmalar filmini izledikten sonra “hayatının filmini yapmış, bu bir zirve filmi olmuş” diye düşünmüştüm..
O fimde hayat, gerçekler ve Türkiye hikayesi vardı. Ve bu hikaye inanılmaz güzellikte beyaz perdeye uyarlanmıştı..
Yılmaz Erdoğan ve İnci Taneleri dizisini çok merak etmiş birinci bölümünün tamamını izlemiştim.. İkinci bölümü izlemediğim gibi dizide neler olup bittiğini merak bile etmiyorum..
Yani Yılmaz Erdoğanın performansı çok düşmüş..
Dilber’in Ankara türküsü eşliğine oynadığı dansın dizinin önüne geçmesi ayrı bir garabet..
Garip bir toplumuz vesselam..
*
Bir arkadaş konuyla ilgili küçük bir eleştiri yapıyor;

Neden herkes pavyon ile ilgili yorum yapıyor,benim en çok dikkatimi çeken bir edebiyat öğretmeni olarak dil bilgisini ne güzel öğretiyor .Bugünün gençlerinin konuşma biçimine ne güZel örnek,kimse bundan bahsetmedi.Pavyon hayatımızda o kadar uzun zamandır var ki neden şimdi buna dikti insanlar gözünü.Yılmaz Erdoğanın her filminden her dizisinden öğreneceğimiz o kadar çok şey var ki ,neyi görmek istediğimize bağlı derim..
*
Ben cevap veriyorum;

Sayın hocam işin doğrusu ben sit com komedileri hariç dizi izleyemiyorum..
Biraz da aklım eskilerde kaldı.. TRT de Türk edebiyatından güzel örnekler çekiliyordu..
Bir de Türkiye siyaseti, 22 yıldır Türkiye’nin başına gelenler uzun ve çok elim bir dizi olmuş zaten; ona katılmaktan ve ona kafa yormaktan dizi izleme zevki kalmadı bende.. Bırakalım dizi izlemeyi her an ülkemizin başına ne geleceğini düşünmekten yaşama sevincimizi kaybettik..
Benim izlediğim en iğrenç ve en kalitesiz dizi saray entrikaları ve Türk siyasetindeki tutarsızlıklar ve döneklikler.. Her gün o dizinin iğrençliklerini izlemekten başka dizileri seyretmeye hem vaktim olmuyor hem de kötü senaryoları olan zorlama yapımları izleyemiyorum..
(TRT arşivlerinde bulabilirsiniz. Sebattin Ali’nin Hanende Melek isimli bir hikayesi TRT tarafından çekilmişti. Orada gerçek bir pavyon hikayesi yaşanıyordu..
Bi de hocam diziler bir şeyler öğretmek için çekilmez. Hikayelerin kendi içinde bir akışkanlığı ve tutarlılığı olmalı.. Zorlamalarla olmaz..
Eğer Ekşi Elmaları izlemediyseniz mutlaka izleyin.. Müthiş bir Türkiye hikayesi. Sanki arşivlik “Bir zamanlar Türkiye” filmi yapılmış.. Onu yapan adamdan ben daha iyi bir yapım beklerdim.. Zaten benim fikrimin önemi yok; dizi epey ses getirdi. Sorun dizi filan değil, sorun benim Yılmaz Erdoğan’dan beklentimin yüksekliği..
Ve son not; ben pavyonla ilgili yorum yapmıyorum, tam tersi Türk toplumunun içinde bulunduğu dramatik, zavallı halin tespiti benimkisi..)
*
Hoca inatçı tekrar cevap veriyor;

Mehmet Korkmaz yok sözüm size değil zaten ama ülke insanını bilerek yozlaştırıyorlar ve inanın toplum içinde artık herkese garip bakıyorum “nasıl bu hale getirildi” diye, alışamadım..
*
Ben yine cevap veriyorum;

Sayın hocam tek cümleyle durumun özeti; Atatürk’ün açtığı yoldan uzaklaşmamızın bedelini ödüyoruz..
*
Hoca yine cevap veriyor;

Mehmet Korkmaz, aynen..

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Mehmet KORKMAZ - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Haber ajansları tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet değil haberi geçen ajanstır.