KURBAN

Kınalım, karagözlüm bu bayramda sıra şimdi sende mi? Herkesin bahçesinde en az on gün önceden alınan ve beslenen koyun, kurban olmaya hazır. Ama bizler hazır değiliz. Çünkü onları çok sevmiştik. Ot vermiş su vermiştik. Kasap geldi bütün çocuklar içeri…

-Allahü Ekber, Allahü Ekber

-Meeeee…

Kulaklarımız hala o sesle dolu.

-Ayşe Teyze kurban kestik de!

-Allah kabul etsin yavrum, annenlere selam söyle.

-Niyy bu el kadar kurban oluyda noluyu bu? Ni kavurmaya geliyi, ne haşlamaya?

-Kesmişken daha iyisini göndersee, resmen gösteriş. Kurban Allah’a, kavurma küpe.

-Vereceksen hölee gıymalık olsun bari!

-Aabbuu benim bildiğim üçte bir kendine, gerisi komşuya fakir fukaraya. Bunlar hepsini kendilerine aldı zaar.

-Baksaa garın boşluğu bu, napacaz bunu? Ayıp ayıp.

-Kesmen le kesmen zorlan mı kestiriyler? Koca hayvan! Hani yediye bölünüydü? Bu mu parçası?

Şimdi birçok hayır kurumuna çıkart havaleni!

-Havaleniz elimize geçmiştir. İslami kurallara uygun olarak, kurbanınız ehil ellerde, hijyenik ortamda kesilecektir. Allah kabul etsin.

-Eskiden el kadar da olsa kurban geliydi. Mahallede kurban kavurması mis gibi kokuydu. Adet oldu; gari ver parayı, tamam! Aman, aman; her şey sosyete, kurban kesmek bile sosyete!

BAYRAM

Çocukluğumda sevgili Muazzez Teyze, bayrama hazırlı; elmalı, horozlu, kaba akide şeker yapardı. Bir de yemek tepsisine muhallebi döker. Porsiyon porsiyon onları gıda boyası ile çizerdi.

“Muhallebim tabak tabak,

Ye de tadına bak!”

Çay tabağı bir porsiyon, yanına çay kaşığı.

-Tabağı, kaşığı geri getir haa! Kaybolmasın!

Ali tabakları doldururken, ben de şadırvanda kirli tabak ve kaşıkları bir güzel yıkardım.

“Elmalı Şeker, Horoz Şeker

Yemesi güzel, cepten parayı çeker.”

Ne güzeldi o bayramlar!

Tepsi bitince bir ucundan ben, bir ucundan Ali; kenarda kalmış muhallebileri yerdik. Doğru Muazzez Teyze’ye!

-Bitti teyze

-Bitti anne.

-Alın bakalım elmalı şekeri. Bu da sizin. Büyük mükafat.

Eğlence sırası bizde. Çat pat mantar tabancası, daha neler neler… Sonra cambaza!

“Oy dingala dingala,

Kömür koydum mangala;

Ayşe de Fatma dostumdur,

Çalkala yavrum çalkala…”

Ne güzel günlerdi o günler. Kulakların çınlasın Ali.

Mekanın cennet olsun Muazzez Teyze.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Karabenli - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA) tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.