İKİ TOKAT BİR ARADA

İki tokat bir arada. Biri malum salgın tokat ‘ı, diğeri yavaş yavaş acıtarak vuruyor ama belli ki fazla geçmeden yumruğa dönüşeceğinin sinyalini veren malum, ekonomi tokat ‘ı.

Özellikleri o ki, biri ağzımızda patlıyor diğeri ensemizde, Allah üçüncü tokattan esirgesin. Yani darbeleri hep kafadan yiyoruz nedense ve o nedenledir ki, hiç ama hiç kendimize gelemiyoruz, bir türlü.

Bir taraftan malum salgın aldı başını gidiyor engel tanımadan diğer taraftan da dolar ve diğer yabancı para kurları, hem de dur durak bilmeden ve de salgın gibi engel tanımadan, merdivenleri bir değil uzun atlama ile tırmanıyor nereye kadar tırmanabilecekse. Fakir, Allah’a el açarken zengin göbeklerini on parmak değil, yirmi parmaklarıyla kaşıyor zevkten, aynı gemide değilmişçesine.

Malum salığın için çok söylenecek söz var, söylüyor yazıyoruz sorumlusu bilinmeyen bir tedbireler silsilesinin neticesi, bulanık su gibidir. Gece durulmuştur berrak görülür, gündüz hiç sarsıntı olmasa bile rüzgâr eser bulanır, pozisyonda.

Tekrar ediyor ve de tekrar yazıyorum, malum salgın ile vatandaş, GERÇEKLERLE YÜZLEŞMELİDİR, YÜZLEŞTİRİLMELİDİR. Sorumluğun kişi- kurumları belirlenmeden, tek çarenin kişilerin tedbirlerine uyması koşuluna bağlanırsa, atmış beş yaş ve üzeri ev karantinasına mahkûm edilirse, bedeli, halde hep beraber ödenecek gibi görünmüyor mu? Zira her tedbir, salgın alıp başını gittikten sonra alındığı kanaati toplumda yüksek. Baştan beri bu salgının birinci özelliği kalabalıklar ve toplu bir arada olmalar değil miydi? Bu salgının hafifletilmesi ve netice alınması gerekiyorsa ilk baştan beri bu tarife uyan yerler, neden kapalı tutulmadı, kalabalıklar bu gün olduğu gibi yasaklanmadı? Açıldı da ne oldu esnafın o günkü halinden, bu günkü hali arasında fark yok denecek kadar az bunu da söylemiyorlar mı? Bu malum salgından kurtulmanın tek yolu öyle görünüyor ki bulunacak aşı.

Ekonomi tokatına gelince daha dün elektrik ve doğalgaza, okkalı zamlar gelmedi mi, hem de kışa girerken?

Akabinde bazı yaşam ve hayatı zorlaştıran zamlar kendiliğinden gelecek bundan kimsenin kuşkusu yoktur her halde.

Gelelim dolar ve diğer yabancı paraları kur artışına. Elbette ülkemizde dolara endeksli maaş ve ücret alıyoruz.

Hammaddeleri kendimiz üretiyoruz, doğalgaz ve benzin başta olmak üzere kullandığımız hayati ilaçlarda dâhil olmak üzere, tüm tıbbi ürünler ülkemiz kaynaklı, tarım, hayvancılık dersen ülkemizde üretim fazlası yaratmakta, özetle ihracatımız çok fazla ithalatımız ise yok denecek kadar az, yollar köprüler, hastahaneler tüm fabrika ve savunma sanayimiz başta olmak üzere tüm sanayi yerli ve milli.

Sahi, başta dolar başta olmak üzere diğer yabancı paraların bu kadar tutulamaz olarak yükselmesine sevinmeyen var mı?

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gökten Ulugergerli - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Marmaris’in ihtiyacı olan öncelikli okul hangisidir?