BÖYLE GİDERSE BİTMEZ

Böyle giderse malum salgın yıllarca gitmez, gitmez de ne olur, ne olacak açlık , perişanlıkve de üzülerek belirtmek isterim ki kaos. Neden bu kadar kötümser bir tablo çizdin derseniz, atalarımızın dediği gibi ne ekersen onu biçersin. Var mı, domates ekip de, yer elması toplayan?

Öte yandan ince saz cura gibi dertli dertli vuruyor mızrap, acımasızca ekonomi tellerine, sesini duydukca hüzünleniyor insan ne olacak bu gidişat, ne olacak fakirin hali diye.

Bir tarafta melun salgın diğer yanda açımasız enflasyon ve de ekonomi. Ortada kaldı insanoğlu. Hani eskiden hüzün kaplardı içimizi, bayramlarda seyranlarda ne gelenimiz var ne de gidenimiz diye.Bir garip olurduk televizyonları izlerken coğumuz belkide için için ağlardı sessizce. Şimdi ise o güneri arıyoruz keşke bir gelenimiz bir gidenimiz olsun sarılalım eş dost hısım akraba, torun torba ile.

Anlaşılan o ki bir tarafta ekonomini getirdiği /getireceği kaldırılmaz yüklerin altın inleyeceğiz, bir taraftan da melun salgında bulamadığımız carenin altında ezileceğiz gün yüzü görmeden.

Dertler bir dağda, derman bir dağda, enflasyon ve de kur artışları, vatandaşı geçinemez yaptı, vatandaşın iki ekmeğinden bir uçtu gitti, tencere zaten ete mahrum.

Ekonominin canlanması için mümkün olduğunca her kesime, teşvik üzerine teşvik verildi, adaletsiz bir uygulama olan vergi borçu başta olmak üzere bir çok Devlet alacağı uzun vadeli takside bağlandı bir kısmına af geldi VS. VS. Bunlar iyide zaten vatandaş kendisine daha önce verilmiş teşvik ve parasal borçlarını ödeyemez durumda, yeni alacağı borç karşılığı teşviki nasıl ödeyecek?

Devlet, borcunu ödeyemez halde zor günler yaşayanbaşta esnaf, çiftci, üretiçiler, turizm olmak üzere tüm kesimlere borç üzerine borç vereceğine, yapılacak yardımların karşılıksız olarak veya orta ve uzun vadeye yayarak vermesi gerekir diye düşünüyorum. Orta vadenin üç ila beş yıl, uzun vadeninde on yıla kadar oldugu unutulmamalıdır.

İsabetsiz ekonomik tedbirler ve de gerçeklerle yüzleştirilmeyen malum salgın, böyle giderse, arzu edilmeyen IMF kapısını malesef tekrar çalmak zorunda kalınabilir.

Soğuk, rüzgarlı bir günde Nasreddin Hoca eşeğine binip evine gidiyormuş. Giderken de yolda kavrulmuş mısır unu atıştırıyormuş.

Fakat rüzgar çok kuvvetli esiyormuş. Her seferinde bu kavrulmuş mısır ununu havaya uçuruyormuş. Hocanın ağzına nerdeyse hiçbir şey girmiyormuş.

Bir tanıdığı Hocayı bu halde görünce takılmadan edememiş:

–Hoca, ne yapıyorsun yine?

Nasreddin Hoca hiç istifini bozmadan cevap vermiş:

–Böyle giderse hiç!

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Gökten Ulugergerli - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Marmaris’in ihtiyacı olan öncelikli okul hangisidir?