SELAHATTİN PINAR

Yıl 1958 İstanbul Erenköy Etemefendi Caddesindeki boş arsada mahalle maçından sonra 4 arkadaş bisikletlerle Todori Lokantasına gittik. Orada akşam bira içip, yemek yiyeceğiz. Bahçedeyiz çünkü aylardan Ağustos ve lokanta oldukça boş.

Biz yemeğe başladık ve karşı masada bir adam dikkatimizi çekti. Tek başına oturmuş rakı içiyor ama masada hiç yemek yok. Avucu ile leblebi alıyor ve başparmağı ile ağzına atıp kafasını sallıyordu sanki şarkı söyler gibi.

Biz genç arkadaşlar aramızda hemen şakalaşmaya başladık. Adamın dikkatini çekmiş olacağız ki bize bakıp gülümseyerek kadehini kaldırdı ve biraz şaşırdık.

Aramızda Kayserili Faruk dediğimiz kavgacı bir arkadaşımız vardı, kalktı gitti adamın masasına. Biz uzaktan hem yiyor, hem takip ediyorduk, Biraz sonra Faruk eli ile işaret etti ve bizi çağırdı.

Kalktık gittik. Adam “oturun çocuklar bana refakat edin” deyince arkadaşımız Faruk bize “bu amca Selahattin Pınar’mış”

dedi. Oturduk ve ilk defa yüzünü gördüğümüz ama radyolardan çok duyduğumuz birisi ile beraber olmaktan memnunduk.

Arkadaşımız Faruk, “amcacım bir bahar akşamı rastladım size” çok güzel şarkı biz hepimiz biliyoruz deyince Selahattin Pınar başladı şarkıyı yavaşça mırıldanmaya. Biz hepimiz mest olmuş, şaşırmıştık.

Arada Rakısını içiyor, leblebiyi ağzına atıyor ve bizimle konuşuyordu.

Daha çok bize nasihat ediyordu…

Konuşması, türkçesi, hareketleri ve nezaketi kendisinin esaslı bir aileden geldiğini çok belli ediyordu.

Bize sordu, “içinizde aşık olan var mı?” Hiç cevap alamadı, herkesin kız arkadaşı vardı ama aşık denilemezdi. Zaman onun zamanı değildi. Bu sefer başladı “Zehretme hayatı” şarkısını mırıldanmaya.

Biz donmuş kalmıştık…Hayran, hayran bakıyorduk…Yemek yemeyi de unutmuştuk…

Gece saat 00:30 olmuştu, bize sanki 5 dakika gibi gelmişti. Şarkı bitince yine nasihatlere başladı, belli ki bizim iyi insan olmamızı çok istiyordu. Gülümseyerek hep bizimle konuşuyor, her sorumuza cevap veriyordu.

Bize Bir Bahar akşamı şarkısını nasıl bestelediğini uzun uzun anlattı…

Gece yarısı hesabı istedik gelmedi çünkü bizim hesabı onun hesabına yazmışlardı, öyle istemişti…

Bir daha kendisini görmek nasip olmadı 2 yıl sonra vefat etmişti. Gazeteden okumuştum.

Hayatımda gördüğüm en kibar ve en nazik insanlardan biri idi.

Allah gani, gani rahmet eylesin, nurlar içinde yatsın.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Metin Cangör - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.