METİN

Marmaris’in 1940 yılında doğan yokluk çocukları. II. Dünya Savaşı her tarafı kasıp kavuruyordu. Aslında bahçede; tavuk , horoz vardı. İneği olanlardan süt, yoğurt geliyordu. Evleri bahçeli olanlarda yazlık biber, domates, patlıcan; kışlık pırasa, lahana, soğan, sarımsak oluyordu. Yazlıktan kışlığa, konserve; kışlıktan yazlığa, kurutulmuş sebzeler… Ahh bir de, şu lambanın gazı çabucak bitmese, fitili yanıp tükenmese… Her gün islenmiş camları silinmese… O zaman pek sıkıntı olmayacak!

Kale çocukları biraz yaramaz. Nerede oynayacaklar? Her yer, patika ve taşlı yol. Meydanlık, meydanlık tamam da; büyüklerden ortancalara, ortancalardan küçüklere yer yok. Hep sürtüşme, hep kavga. “Metin mi?”; O’nu “ortanca grup”a da koyabilirsiniz “büyük grup”a da. İlkokulda orta, orta okulda liseli gibiydi. Uzun boylu ve güçlü.

-Ben yapmadım buba, Metin yaptı!

-Nabi le sizin Metin?

-Gel buraya çocuk, sana kaç defa söyleyeceğim, yaramazlık yapma, diye. Yine çocukları dövmüşsün!

-Yok buba, valla yalan söyleyler, ben bişi yapmadım.

-Yeter artık, gir bakalım şu helaya. Bugün hiç çıkmayacaksın. Bakalım yine şikayet gelecek mi?

“Hamamın Kale”ye çıkan yolunun solundaki ev. Altta, köşede bir kişinin sığabileceği taşlı hela. Bu boyda bir çocuk ayakta dursa, sığmaz. Otursa, ne zamana kadar?

-Metin! Le Metin?

-Ni geldiniz le Kamil. Haşmet’in İsmet de mi var? Benle alay mı ediysiniz? Hep sizin yüzünüzden geldi bunlar benim başıma.

-Bak sen, goba şeker getirdik. Hordaki kapı deliğinden alsa le.

Lise yılları Muğla’da geçti. Tiyatro, tiyatro derken; üç sene, oldu beş sene.

Muğla-Marmaris otobüsü o gün yolcularını, Yalçınların orada indirdi. Feyzullah adliye önünden havalı kornayı basa basa üç defa Atatürk büstünün önünden geçti.

-Söyleyin Nabi Beye Metin liseyi bitirdi. Dadi dodi di da!!!

Ankara Hukuk Fakültesini kazandı. Yine bitmiyordu! Bu arada Polis Akademisine baş vurdu, alındı. İkisi bir arada zor oldu, ama bitti. O çalkantılı ihtilal yıllarında (1980’ler), kriminoloji uzmanı bir emniyet müdürü. Emekli olduğunda İstanbul Emniyet Baş Müfettişi idi. Aynı zamanda avukat ve bilirkişi.

Bir gece dünyaya küstü.

Çok sevdi, çok sevildi.

Çok adil, çok dürüsttü.

Yüce insan!

Bize sevgiyi, hoşgörüyü, aydınlığı

Tüm doğruları öğrettin.

Daima minnet ve onurla

Seni anıyoruz.

Hep kalbimizdesin.

Mezar taşına böyle yazdırdı eşi. Çok fazlası vardı benim için. Ne bana yetti onun hayatı;

ne çocuklarına, ne arkadaşlarına, ne insanlığa ne de Marmarislilere…

Metin Karabenli

D.T. 29.02.1940

S.T. 10.09.2000

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar İbrahim Karabenli - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Marmaris’in ihtiyacı olan öncelikli okul hangisidir?