Bir kez ölmek yetti...

Canlarım " F" vitaminlerim ben size herşeyi anlatmadım. Zamanı değildi bir de sizleri üzmek istemedim. Ama şimdi sizlerle paylaşacağım önemli bi mesajım var. Çok düşündüm yazıp yazmamayı inanın, sonunda yazmaya karar verdim.
Ben aslında üç ay önce en az 30 dakika öldüm. Marmaris Devlet Hastanesi âcil servisine vardığımızda "neyin var abi" diye soran doktora "çok kötüyüm nefes alamıyorum" dediğimi hatırlıyorum o kadar. Sonra kendimden geçmişim.
Beni yatırmışlar. Başta acilde ki doktor olmak üzere dört kişilik bir ekip herşeyi bırakıp üzerimde çalışmaya başlamış. Oksijenler verilmiş, sondalar serumlar takılmış, kalp masajları yapılmış, takılarımı çıkarmışlar, üstümü soymuşlar, hiiiiç haberim yok. Bu arada doktor kızıma "herşeye hazırlıklı olun" demiş, son çare boğazında bir delik açmak zorunda kalabilirim de demiş.
Yaaa böyle işte canlarım.
Üç gün sonra ben o hayatımı kurtaran doktorla konuştum. "Neredeyse ümidi kesmiştim abi senden, birden sanki bir mucize oldu değerlerin düzelmeye başladı. Kendine geldin, gözlerini açtın, hatta bana gülümsedin, boynuna sarılmamak için kendimi güçlükle tuttum. Sonra seni ambulans ile başka hastaneye naklettik" dedi.
nakledildiğim hastanede beni karşılayan doktor tenis arkadaşım çıktı. Beni sedyede yatıyor görünce" hayret etti ve "abi ne işin var senin o sedyenin üstünde?" Dedi. Valla ben de "bilmiyorum ki" dedim sırıttım. Sonrasını biliyorsunuz.
Şimdi ben bunları neden yazıyorum. Ölümün o kadar da korkulacak bir şey olmadığını anlatmak istiyorum sizlere de ondan. Eğer bir mucize olup geri dönmeseydim sessiz sedasız ölüp gidecektim. Haberim bile yoktu olup bitenden. Valla dünyadan haberim yoktu. Ne ışıklı bir tünel gördüm, ne hayatım gözümün önünden geçti. Sadece deriiin, acısıııız, huzurlu bir uyku o kadar.
İşte doktorumun bahsettiği o mucize sizdiniz. Beni sizin sevginiz ve dualarınız kurtardı. Beni gittiğim yerden siz geri getirdiniz.
Dün Marmaris çarşısında gezerken bir okurum boynuma sarıldı. "Allahıma şükürler olsun seni bize bağışladı" dedi. Bana sorarsanız yine yazıyorum; Beni sizin dualarınız kurtardı. Demek ki görevim daha bitmemiş.
Hem beni hayata geri döndürdünüz, hem hastalığım sırasında telefonlarınızla, mesajlarınızla, ziyaretlerinizle beni hiç yalnız bırakmadınız. Nasıl sevmem sizleri ben.
Şimdi çok iyiyim. Çok yüklenmeden sporumu yapıyorum. Çok şeker bir diet uzmanıyla yememi içmemi kontrol ediyorum. İlaçlarımı alıyorum. Beni hiiiç merak etmeyin bu arada sekizinci kitabımı tamamladım şu anda baskıda. Pazartesi günü hayırlısı ile geliyor Ne enteresan değil mi üç ay önce kitabımın adını " kalbimin sileceklerini yeniledim" koymuştum, bir ay sonra kalp krizi geçirdim içime doğmuş gibi.
Sağolun siz hep var olun olur mu? Et tırnaktan ayrılmasın.
Tekrar yazıyorum ben iyiyim. Dün kontrola gittim, doktorum "bomba gibisin, bir ay sonra gel'' dedi.
Acı patlıcanım ya, bir kez ölmek yetti.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güven Karabenli - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Marmaris’in ihtiyacı olan öncelikli okul hangisidir?