GADANIZI ALIR, AĞZINIZI YERİM BEN

24 Mayıs 1946 Sivas’ta doğdum. İkizler burcuyum, meraklısına.
İlkokulu, ortaokulu liseyi Sivas›ta bitirdim. Lise hayatımı hiç
unutamam. Atatürk’ün 4 Eylül Sivas Kongresi binasıydı lisemiz. Koridorlar Mustafa Kemal Atatürk kokardı. Muhteşem arkadaşlarım
oldu. Hep sınıf mümessiliydim.
Deniz Gezmiş mahalle arkadaşımdır. Lise ikiye kadar birlikte
okuduk. Yanımda otururdu. Gezmiş ailesinden sadece büyük abi
Bora Gezmiş kaldı. Delikanlı adamdır. Fırsat buldukça telefonlaşır
dertleşiriz.
İstanbul Edebiyat fakültesinde Arkeoloji okudum. 1969 yılına
kadar. Nişanlandım, bir yıl sürdü.
Gençlik teşkilatı turizm bölümünde çalıştım üniversite süresince.
1970 yılında Kanada’ya gittim. 24 yaşındaydım. Kanadalı sevgilimle evlendim.
Üniversitede Otel&Restoran İşletmeciliği okudum 4 yıl. Dekanın listesinde mezun oldum. Yazdığım tez birinci oldu. Daha okulu
bitirmeden Sheraton beni işe aldı.
Okul süresince 4 yıl geceleri sabaha kadar taksi kullanıp tahsilimi tamamladım. Taksim’de müşteri beklerken ders çalışır ödevlerimi
yapardım. Çok az uyudum tam 4 yıl. Muhammet Ali bile müşterim
oldu.
Eşimden ayrıldım 6 yıl sonra öyle icap ediyordu.
Sheraton şirketinde deli gibi çalıştım. Yöneticiliğe kadar yükseldim 30 yaşındaydım.
Türkiye’ye 10 yıl hiç dönmedim. 1980 yılında birlikte yaşadığım
kız arkadaşımla tatile geldim. İki gün sonra ihtilal oldu.
1983 yılında dünyamın en güzel kadını Yasemin ile evlendim.
1987 yılında bir kızımız oldu. Kızım köklerini, ailesini tanısın
diye her şeyi bırakıp Marmaris›e kesin dönüş yaptık.
Yeşil Gözlü Güzel Kadın’la deliler gibi çalıştık. Hep yanımda
oldu. Hep çalıştı, hep destek oldu bana. Çoook güzel mekanlar açtık.
Önce Yasemin isimli bir hediyelik eşya dükkânı, sonra Mona Titti
isimli bir restoran açtık. Çok sevildik, para kazandık, isim yaptık.
Muhteşem bir ressam olan Yeşil Gözlü Güzel Kadın harikalar yarattı.
Marmaris çarşısını boyadık. Hastanenin çocuk bölümüne birbirinden güzel resimler yaptı Yasemin çocuklar korkmasın diye.
2014 yılında Yeşil Gözlü Güzel Kadın’ı kaybettim daha 50 yaşındaydı, yıkıldım ve şaşırdım kaldım. 32 yıl dünyanın en güzel evliliğini yaşamıştım. O benim karım, arkadaşım, dert ortağım, öbür yarım
her şeyimdi. Toparlanmam 3 yıl sürdü.
İş yerimi kızıma ve damadıma bıraktım. Yasemin yanımda olmadan çalışmak içimden gelmedi. Eşim ve beni anlatan 2 kitap yazdım. Hayatımı, acımı, yalnızlığımı, çaresizliğimi kitaplara döktüm. 7
adet kitap yazdım. Son beş yılda iki bine yakın yazı yazmış paylaşmışım.
Bütün hayatım boyunca spor yaptım, buz hokeyi de dâhil. Çok
iyi bir kayakçı, sörfçü, motosikletçiyim. Aynı zamanda kaptanım,
yelkenciyim ve tenis oynarım.
Hayatım hep mücadele içinde geçti. Çok mutlu oldum, çok çalıştım, yoruldum ve çok acı çektim. Ama ayaktayım. 75 yaşındayım,
her gün spor yapıyorum hiç bırakmadım. Spor salonundaki gençlere
örnek oluyorum. Bana hayranlar. Benimle sohbet etmek için sıraya
giriyorlar. Her “ Güven Abi” dediklerinde ağızlarından bir Güven
Abi daha çıkıyor. Kadın erkek ben de onları çok seviyorum.
Kollarımda bileziklerim, kulağımda küpem var. Kalan saçlarımı
atkuyruğu bağlıyorum. Güneş gözlüklerimin camı pembe. Her şeye
rağmen dünyayı pembe görmeme yardım ediyorlar.
Şimdi kız arkadaşlarım var. Kimseyle gönül bağım yok. İlerde
olur mu bilmem. Daha çok gencim. Mavi boncuk dağıtıyorum böylesi daha güzel.
Migrosa girdiğimde kasiyerler “ Güven Abi bana gel” diye beni
paylaşamıyor. 5000 Facebook okurum var. Kitaplarımın bazıları
üçüncü baskısını yaptı.
Saz çalıyorum, gitar çalıyorum, Müzik videoları yapıyorum. Felsefe dersleri veriyorum.
Şimdi ben bütün bunları neden yazdım. Kendimi övmek için mi?
Haaayır, çok haaayır. 65 yaş üstü sizlere sesleniyorum. Sizler için
yazdım. Oyuna gelmeyin, hayata küsmeyin. Bizde daha çooook iş var.
Biz eski toprağız. Biz eski arabalar gibiyiz metalimiz kalın, tank gibiyiz.
Biz natürel, katkısız besinlerle büyüdük, sevgiyle, saygıyla büyüdük.
Bilgisayarların, cep telefonlarının esiri olmadık.
Dünya sanki bizlerden vazgeçmiş gibi ama biz dünyadan vazgeçmeyelim.
Kurban olsunlar bize. Anam yaşıyor olsaydı kafalarına 65 yaş üstü
taş düşsün derdi.
Valla derdi.
Seviyorum sizleri tontonlarım benim. Hadi hayata dönün küsmeyin ne olur. Ne olur!.. Küsmeyin olur mu?
Dayanın, nelere dayanmadık ki?
Neler görmedik, neler yaşamadık ki!..
Kurban olurum size ben, gadanızı alırım, ağzınızı yerim sizin.
( Bu arada anam Kayseriliydi.)

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güven Karabenli - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.