ÜÇ HİKÂYE


Günaydın şekerler! Bugün sizlere üç adet kalbinizi sıcacık yapacak hikaye anlatacağım.
Bu birincisi: Dün benim oturduğum sitenin kapısından çıkarken alt giriş katında oturan S. Hanım. “ Bir dakika bakar mısınız Güven Bey? dedi. Baktım, “Son kitabınızı okudum, çok duygulandım, çok sevdim” dedi. Bu arada balkonda yardımcısı ile yaprak sarıyorlardı. Allah biliyor, çok canım istedi. Çünkü eski kız arkadaşımın
severek yaptığı ender şeylerden biriydi dolma yapmak. Çok canım çekti. Neyse teşekkür ettim ayrıldım. Ama gözüm kaldı dolmalarda.
Bir kaç saat sonra çok sevdiğim bir okurum Okşan ablam benim üç kitabımı istedi. Evine gittim. Beni büyük bir sevgiyle başköşeye oturttu ve önüme ne koydu dersiniz? Bir tabak nefis yaprak dolması.
“Senin için sardım, o tabak bitecek haberin olsun Güven” dedi.
Şimdi ikinci hikaye: Benim hepinizin çok yakından tanıdığı arabamı kaportacıya verdim. Telefon açtılar “Abi araban hazır” dediler.
Evimden sanayiye kadar yürümeye karar verdim. Öğleden sonraydı ve hava çok sıcaktı. Neyse yola koyuldum. Birden zınk diye bir araba durdu yanımda. Çok sevdiğim,” Kınalı kuzum” dediğim şeker mi şeker bir okurum. “Hayrola Güven abi bu sıcakta nereye?” diye sordu.
Sanayiye gidiyorum arabamı almaya Füsun dedim. “Hayır bu sıcakta o kadar yolu yürüme, atla seni bırakayım” dedi. Füsuncuğum bir şey olmaz ben yürürüm dedim. Sen nereye böyle diye sordum “Çocuklara dondurma aldım, eve gidiyorum Güven Abim” dedi. Hayatım ben yürürüm hadi evine git dondurmalar erimesin dedim. İstemeye istemeye o iki kişilik kutu gibi elektrikli arabasını sürdü gitti.
Bir kaç yüz metre yürüdüm yürümedim, yine yanımda zınk diye bir araba durdu. Yine Füsun. “Güven abicim dondurmaları bıraktım. Bu havada seni sanayiye kadar yürütmem bin arabaya” dedi
kapıyı açtı. O kadar şeker bakıyordu ki dayanamadım bindim arkasına. Beni sanayiye getirdi. Sonra da “Şimdi gönlüm rahat etti” dedi.
Boynuma sarıldı, öptü beni gitti.
Üçüncü hikaye: Arabamın bazı eksiklikleri vardı, almadım. Bir gün daha kalsın dedim. Sonra eve dönmeye karar verdim yürümeye başladım. Güleceksiniz ama yine bir araba durdu ve içinde tanımadığım genç bir adam “Nereye böyle abi” diye sordu eve gittiğimi söyledim. “Atla abim ben seni götürürüm” dedi. Zahmet olmasın sana dedim. “Zahmet mi olur abi” diye cevap verdi. Yolda bana eşiyle bütün yazdıklarımı okuduklarını ve beni çok sevdiklerini söyledi ve
beni kapıma kadar getirdi, şımardım.
Sonra hiç sebep yokken boşu boşuna bu insanlardan ne kadar uzak kalmışım diye kızdım kendi kendime.
Ve son iki ay boyunca hayatımda yaşadığım değişiklikleri düşündüm.
Ne güzelmiş dedim kendi kendime, istediğine sarılmak, öpmek, istediğimle konuşmak, sohbet etmek, anlatmak, sevgimi paylaşmak ve kimseye hesap vermek zorunda olmamak. Ne güzelmiş insanın kendine” Hoş geldin” demesi ve “ uzun zaman oldu nerelerdeydin lan?” Diye kızması, ne güzelmiş dedim.

# YAZARIN DİĞER YAZILARI

Yazar Güven Karabenli - Mesaj Gönder --- Okunma


göndermek için kutuyu işaretleyin

Yorum yazarak Marmaris Manşet Gazetesi Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan yorumlardan Marmaris Manşet Gazetesi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.

Anadolu Ajansı (AA), İhlas Haber Ajansı (İHA), Demirören Haber Ajansı (DHA), Anka Haber Ajansı (ANKA) tarafından servis edilen tüm haberler Marmaris Manşet Gazetesi editörlerinin hiçbir editöryel müdahalesi olmadan, ajans kanallarından geldiği şekliyle yayınlanmaktadır. Sitemize ajanslar üzerinden aktarılan haberlerin hukuki muhatabı Marmaris Manşet Gazetesi değil haberi geçen ajanstır.



Anket Marmaris’in ihtiyacı olan öncelikli okul hangisidir?