MARMARİS MANŞET

“Maraş Katliamını unutmadık!”

“Maraş Katliamını unutmadık!”

Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Marmaris Şubesi tarafından, Kahramanmaraş’ta 24 Aralık 1979’da katledilen 111 kişinin katliamın 41. yıl dönümünde anma etkinliği düzenlendi.

Armutalan Kültür Merkezi’nde düzenlenen anma töreninde konuşan Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Marmaris Şube Başkanı Mehmet Ali Akyol, “

Maraş Katliamı, yakın tarihimizin en acımasız, insanlık adına en utanç verici kitlesel katliamlarından biridir.

Katliamcıların amacı, 12 Eylül askeri darbesine zemin hazırlamanın yanında, halklar ve inançlar bahçesi olan Maraş’ta Alevi, solcu, demokrat insanları kıyıma uğratmak ve sağ kalanları da baskı, sindirme, korku psikolojisi ile göçe zorlamaktı. Böyle büyük ölçekli bir senaryonun devletin derin güçlerinden icazet alınmadan yapılması mümkün değildir. Kuşkusuz, katliamda yitirdiğimiz canlar yüreğimizde karanlığa bir ışık olmaya devam ediyorlar ve edeceklerdir. Ama artık karanlığa ışık tutmak bedenlerin ateşlerde küllenmesiyle değil; bilimle, teknikle, akılla olmalı… Bunun için geçmişte yaşanan katliamları unutturmayarak, katliamların yenilenmesini önleyerek, farklılıkların zenginlik olduğu bilincini beyinlere kazıyarak ve hepsinden önemlisi vicdanlarımızla, geçmişimizle, ayıplarımızla, suçlarımızla yüzleşerek ışığı çoğaltmalıyız.

“KATLİAMLA YÜZLEŞİLMELİ”

Bu nedenle Maraş’ta insanlık dışı kıyımın vicdanlarımızda yarattığı utancı hep birlikte temizlemek gerektiğine inanıyoruz. Maraş Katliamının toplumsal belleğimizde açtığı yarayı da demokrasiye, insan hak ve özgürlüklerine, eşitliğe, çok kültürlülüğe inanan kesimlerle sarabileceğimizi biliyoruz. Katliamlarla yüzleşmenin ve gerçek faillerin bulunmasının gerekliliğine inanıyor, Maraş Katliamı’nın unutulması halinde farklı kimlik ve inançtaki her insanın can ve mal güvenliğine yönelik tehditlerin artarak devam edeceğini görüyoruz.

“DEVLET BU UTANCI TEMİZLEMEK ZORUNDA”

Devlet, geçmişindeki bu utancı temizlemek, geleceğini de aydınlatmak zorundadır. Bizce bunun çözümü katliamın gizli arşiv belgelerinin açıklanması, karanlıkta kalmış gerçek faillerinin bulunması ve Alevilerden özür dilenmesidir. Yeni Katliamlar yaşamamak için Maraş’m unutturulması yönündeki girişim ve çabalara set çekmek, toplumun ve devletin yüzleşmesini sağlamak bu açıdan önem taşımaktadır.

Aradan tam 41 yıl geçmesine rağmen katliamı gerçekleştiren gerçek suçlular cezalandırılmamış, devlet arşivlerine, Genelkurmay arşivlerine davanın avukatları dahi erişememiş ve engellenmiştir. Dava dosyası kamuoyundan hukuksuz bir şekilde gizlenmektedir. Katledilen çanlarımızın mezarları kaybedilmiştir. Bu katliamda Hakk’a yürüyen canlarımızın sayısını belirleyemediğimiz gibi isimlerine dahi ulaşamadığımız canlarımızın olduğunu düşünmekteyiz.

“ALEVİLER VARDIR, ALEVİLİK HAKTIR”

Gerek Uluslarası sözleşmeler ve gerekse de Anayasaya göre vatandaşın can güvenliği devletin koruması altındadır. Yani devlet vatandaşına karşı önleme ve koruma yükümlülüğü altındadır. Ancak devlet Maraş Katliamı’nda bunu sağlayamadığından dolayı sorumludur. Şayet sorumlu olmadığım düşünüyorsa katliamların üstüne sünger çekerek değil, katliamlar ile yüzleşerek ve gerçekliğin ortaya çıkarılmasını sağlayarak sorumluluktan kurtulabilir. Bunu sağlamak yerine 41 yıl önce katledilen canlarımız anmak için her yıl Maraş’ta yapılacak anmalar engellenmekte ve Valilik tarafından gösteri, toplantı, miting vb. gibi açıklamalar yapmamıza izin verilmemektedir. Bu tür idari işlemlerle Maraş Katliamı davasını kapatmaya çalışmaktadırlar. Oysa bilinmelidir ki biz Aleviler; ‘Aleviler Vardır Alevilik Haktır’ şiarıyla Maraş Katliamını unutmadık! Unutturmayacağız! İnatla ve inançla her yıl Maraş’ta katledilen canlarımızı anmaya ve sorumlulardan hesap sormaya devam edeceğiz.

O kara günde canlarımızı bizden alanlar, inancımızın varlığını kabul etmeyenler, bugün de farklı yüzler ancak aynı anlayışla Aleviler üzerinde sindirme, korkutma, baskılama yoluyla asimilasyon politikalarına devam etmektedirler. Daha 1 ay önce İzmir’de, Mersin’de ve Adana’da Alevi ailelere ait kapıların kapışma çarpı işareti bırakılmış ve hakaret içeren sözler yazılarak Alevilere gözdağı verilmek istenmiştir. Aradan 1 ay geçmesine rağmen bu eylemi gerçekleştirenler hala tespit edilememiştir.

   Hiçbir zulmün karşısında yolumuzdan dönmedik. Nerede bir katliam ve zulüm varsa, zulmün/zalimin karşısında, mazlumun/haklının yanında olduk. Boyun eğmedik, teslim de olmadık. Ve diyoruz ki Hak ve hakikat, adalet arayışımızdan asla vazgeçmeyeceğiz. Katliamlar aydınlatılana kadar mücadelemizden asla geri atmayacağız. Bu nedenle Hak ve Hakikat ışığında Hakka yürüyen cümle canları bir kez daha buradan saygıyla anıyoruz. Katliama gerçekleştirenleri ve devam eden katliam zihniyetine bir kez daha şiddetle kınıyoruz.”

BU KONUYU SOSYAL MEDYA HESAPLARINDA PAYLAŞ
ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
error: Content is protected !!