MARMARİS MANŞET

ÖZET

Güven Karabenli

Yazarın şu ana kadar yazılmış 20 makalesi bulunuyor.

İşte böyle dostlarım, artık hepiniz biliyorsunuz. Dünyada en çok sevdiğim, en çok değer verdiğim insanları nasıl birer birer kaybettiğimi, onları neden bu kadar sevdiğimi, onlara neden bu kadar değer verdiğimi de biliyorsunuz.

Hem çok şanslı, hem çok şanssız olduğumu paylaştım sizlerle. Allah bana eşsiz bir anne baba, birbirinden güzel abiler, ablalar, arkadaşlar ve sonunda eş olarak bir melek nasip etti.

Hani ” Allah benden daha fazla hiç kimseyi sevmeyin, aksi takdirde çeker alırım, ortada bırakırım sizi” demiş derler ya (Allah öyle şey demez, kim uydurduysa) Allah kendi yarattığı güzellikleri kıskanır mı? Allah onları daha çok seviyormuş, misyonlarını tamamladılar yanına aldı diyenlere eyvallah. Kıskançlık çirkin kelime. Şeytana yakışır.

Aradan altı yıl geçti gitti bile yeşil gözlü güzel kadını kaybedeli.

Zaman uçuyor, valla uçuyor.

Çok zor günler yaşadım. İnanılmaz hasret, özlem çektim. İlk yıllar tam anlamıyla süründüm. İçimdeki o kocaman sevgi ile kala kaldım, öyle bir boşluğa düştüm ki, ne yapacağımı bilmiyordum.. Eşim ölmüş, kızım evlenip gitmişti. Çok yalnızdım, çok yorgundum.

İnanılmaz sevgi, emek vererek yaptığımız o kocaman evimizde yapa yalnız kaç gece Allah’a beni de al diye yalvardım bilemezsiniz.

Ama hayat devam etti. Buna yaşam arsızlığı da diyebilirsiniz. Evet yaşadım, Ve beni hep suçladılar nedense . Senin çıtan çok yüksek, sen Yasemin gibi birisini bulamazsın, hep Yasemin gibi birisini arıyorsun, dediler.

Evet onu çok özlüyordum ama ben Yasemin gibi birisini aramadım, aramıyordum. Çünkü onun gibi birisini bulamayacağımı biliyordum. Ama içimdeki o kocaman sevgiyle ne yapacağımı bilmiyordum. O kadar kaybolmuştum, o kadar şaşırmıştım ki.

Aslında, çok özlemiştim mutlu olmayı, mutlu etmeyi. Çok özlemiştim hayata dönmeyi yine adam gibi yaşamayı. Nevresim takarken birinin bana yardım etmesini. Birinin bana deterjanların yerini göstermesini, elektrikli süpürgeyi kullanmasını , öğretmesini. Birinin elimi tutmasını , koluma girmesini, bana sarılmasını. O kadar hazırdım ki o sevgiyi paylaşmaya.

Her şeye yeniden başlamayı denedim olmadı, beceremedim. Ne yapacağımı, ne yapmam gerektiğini, ne söylemem veya ne söylememem gerektiğini, nasıl yapacağımı, nereden başlayacağımı, nasıl davranacağımı, nasıl davranmam gerektiğini, bilemedim . Bir de üstüne üstlük mali sorunlarla boğuşmak zorunda kaldım. Bunaldım, çok bunaldım.

Ayrılıklar yaşadım. Yanlışlar oldu iki taraflı. ” sevgi okyanus olsa ne yazar. yüzmeyi değil, üzmeyi tercih ettikten sonra” demiş şair. Aynen böyle oldu. Yeni bir hayata başlamak, yeni bir insanın varlığına alışmak, onu anlamak, kolay değildi. İnsanın küllerinden yeniden doğmaya çalışması ise hiç kolay değildi.

Ama her şeye rağmen hep güzel anıları tutmaya çalışıyorum aklımda. Çok fazla olmasa da güzel günleri hatırlıyorum. Güzeli hatırlamak güzel. Sadece kusurlara odaklanmakla bir yere varılmıyor. Seven insan kusur aramamalı. Liste yapmak marifet değil. Sevgi hiç değil. Öfke ise sadece insanı yoruyor, yıpratıyor. Zaten zaman geçtikçe insan unutması gerekenleri zor da olsa, unutuyor. Yeter ki ölüm olmasın. Bir tek ölüme çare yok.

Biraz toparlanıp, hayata yeniden sarılmaya çalışırken görüyorsunuz ölümler geldi arka arkaya.

Hayatın oyunları, sürprizleri dertleri sıkıntıları bitmiyor ki. Dert bir değil ki. Şu günler de neler yaşıyoruz görüyorsunuz.

Yoruldum ama ben yoruldum hayat demiyorum.

Ve ümitsiz değilim. Dünyanın da sonu değil. Laylon şeyh olmak kolay mı zannediyorsunuz? 7 adet kitap, binin üstünde yazı yazmışım. Görevlerim var benim.

Biliyorum, mücadele ediyorum dayanıyorum. Ne olursa olsun zamanı gelinceye kadar ipin ucunu bırakmayacağım. Bu acı günlerimde mesajlarınızla bana sahip çıktınız. Ne güzel insanlarsınız siz

Hepinize sanaldan sarılıyor öpüyorum. Allah’a emanet olun.

ZİYARETÇİ YORUMLARI

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu aşağıdaki form aracılığıyla siz yapabilirsiniz.

BİR YORUM YAZ
error: Content is protected !!